• DOLAR
    13,4075
    %-0,90
  • EURO
    15,2574
    %-0,39
  • ALTIN
    793,93
    %0,63
  • BIST
    2.042,08
    %3,14
ABD’nin yeni Ankara Büyükelçisi Jeff Flake, 7 Ocak’ta Ankara’ya geliyor

ABD’nin yeni Ankara Büyükelçisi Jeff Flake, 7 Ocak’ta Ankara’ya geliyor


ABD'nin yeni Ankara Büyükelçisi Jeff Flake, 7 Ocak'ta Ankara'ya geliyor

Türk-Amerikan ilişkilerinde son dönemde görülen normalleşme sürecinde büyükelçilik görevini üstlenecek olan Flake’in siyasal tesirini kullanarak iki bağlaşık arasındaki diyaloğu etkinleştirmek ve mevcut sorunları aşmak hedefiyle Ankara’ya geleceği değerlendiriliyor. Sadece S-400’ler, Washington’un YPG’ye desteği ve demokrasi başlıkları temel problemler olarak gündemdeki ağırlığını korumaya devam edecek.

20 Ocak 2021’de göreve gelen ABD Başkanı Joe Biden, Temmuz ayında yapmış olduğu bir açıklamayla, Ağustos 2019’dan bu yana Ankara’da vazife meydana getiren deneyimli dış ilişkiler uzmanı David Satterfield’in yerine eski Cumhuriyetçi Arizona Senatörü Jeff Flake’i ABD’nin yeni Türkiye Büyükelçisi talibi göstermişti.

Biden’ın, Ankara’ya, Dışişleri’nden bir kariyer dış ilişkiler uzmanı yerine siyasal bir kişiliği göndermek istemesi sürpriz bir karar olarak görülmüş ve Türk hükümetinin gene bir siyasal olan Murat Mercan’ı Washington’a göndermesine cevap olduğu değerlendirmeleri yapılmıştı.

Flake’in büyükelçiliği, 16 Ekim’de Senato Dış İlişkiler Komisyonu, 26 Ekim’de de Senato Genel Kurulu’nda Cumhuriyetçi ve Demokrat üyelerin ortak kabulüyle onaylanmıştı. Eski senatör, ABD Başkan Yardımcısı Kamala Harris’in de katımıyla 7 Aralık’ta düzenlenen törende yemin etmiş ve görevi resmiyet kazanmıştı.

BBC Türkçe’nin edinmiş olduğu bilgilere gore Jeff Flake, 7 Ocak’ta Ankara’ya varacak ve görevine başlamış olacak. Flake’in Türk makamları nezdinde görevine resmen adım atmak için ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’a itimat mektubunu sunması gerekecek. Eski Büyükelçi Satterfield’in ise Flake’in gelmesinden ilkin Türkiye’den ayrılması planlanıyor.

ANKARA FLAKE’E OLUMSUZ BAKMIYOR

Ankara, Satterfield’in yerine siyasal bir atamayla Flake’in geçecek olmasının ilişkilere negatif yansımasını beklemiyor. Tam tersine, Biden yönetiminin göreve gelmesinin peşinden başlamış olan ve liderler içinde meydana gelen iki karşı karşıya görüşmeyle devam eden diyalog ve istişare sürecine yeni büyükelçinin katkı vereceği öngörülüyor.

Katı diplomatik kurallar ve söylemler yerine daha siyasal bir dil kullanımı beklenen Flake’in Türkiye ile ilgili negatif bir geçmişi olmaması, hatta 2014 senesinde Demokratların sunmuş olduğu bir Ermeni soykırım tasarısına destek vermemiş olması mühim artıları olarak görülüyor. Sadece yeni büyükelçinin Türkiye ve Türkiye’yi çevreleyen geniş bölgeye ilişkin bilgisi ve deneyiminin olmaması not edilen bir dezavantaj olarak görülüyor.

Bu süreçte, Büyükelçi Flake’in en mühim yardımcılarından biri olarak Türkiye ve bölgeyi fazlaca iyi bilen, uzun seneler bu bölgede çalışmış olan Büyükelçilik Baş Müsteşarı Scott Oudkirk gösteriliyor. Temmuz ayında Ankara’da göreve başlamış olan Oudkirk, büyükelçilik internet sayfasında yer edinen biyografisine gore, iki görevlendirme ve bir uzatılmış geçici vazife kapsamında Ankara ve İstanbul’da toplamda yedi yıl bulunmuş oldu.

Ulusal Güvenlik Konseyi’nde de vazife meydana getiren deneyimli dış ilişkiler uzmanı, Bağdat’ta siyasal müsteşar olarak çalıştıktan sonrasında Washington’da İran İşleri Ofisi Direktörü olarak çalıştı. Oudkirk, bu görevleri esnasında IŞİD ile mücadeleye de odaklandı.

KONGRE İLE İLİŞKİLERDE YENİ DÖNEM OLABİLİR Mİ?

Ankara’da yanıtı en fazlaca aranan soruların başlangıcında, yeni Amerikan Büyükelçisinin Senato geçmişinin, son dönemde giderek artan bir halde Türkiye karşıtlığının hakim olduğu Kurultay’deki bakışın değişmesine katkıda bulunup bulunmayacağı geliyor.

Cumhuriyetçi olmasına rağmen eski Başkan Donald Trump’a karşı çıkan Jeff Flake, bu pozisyonuyla Demokratların saygı ve takdirine mazhar olmuş ve bu sayede Biden tarafınca Türkiye şeklinde mühim bir ülkeye atanabilmişti.

Yeni büyükelçinin, bu avantajını Türkiye ile ilgili mühim konuların gündeme geleceği Kurultay’de ne aşama kullanabileceği, bilhassa S-400 hava müdafa sistemlerine ilişkin ihtimaller içinde bir ilave yaptırım yada Türkiye’nin satın almak istediği F-16 cenk uçaklarının onayı şeklinde süreçlerde iyi mi bir rol oynayacağı vakit içinde görülecek gelişmeler olarak değerlendiriliyor.

Ankara’daki diplomatik gözlemciler, Türk-Amerikan ilişkilerinde yaşanmış olan temel problemler çözülmediği sürece Kurultay’deki karşıtlığın kolay kolay çözülmeyeceğine, bundan dolayı yeni büyükelçinin tesirinin sınırı olan kalacağına dikkat çekiyorlar.

TÜRK-AMERİKAN İLİŞKİLERİNDE 2022 GÜNDEMİ

Türk-Amerikan ilişkilerinde 2021 süresince yaşanmış olan sükûnet, Biden’ın Kasım 2020 seçimlerini kazanmasının peşinden Ankara’nın dış politikasında gerçekleştirdiği kapsamlı bir ayarlamanın sonucu olarak görülüyor.

2019’da ilkin S-400’lerin konuşlandırılması, peşinden Suriye’de gerçekleşen Sulh Pınarı Operasyonu ve 2020’de Doğu Akdeniz’de hidrokarbon faaliyetleri sebebiyle uzun bir gerilim sürecinden geçen Türk-Amerikan ve Türkiye-AB ilişkileri bu senenin başından itibaren kısmi bir yumuşamaya girdi. Türkiye, aynı süreçte İsrail, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri ve son olarak Ermenistan ile de temaslarını artırarak normalleşme kapsamını genişletti.

ABD, Türkiye’nin dış politikasındaki yeni ayarlamadan memnuniyetini gizlemiyor. ABD Dışişleri Bakanı Anthony Blinken, Ankara ve Erivan’ın karşılıklı olarak hususi temsilci atamasından sevinç duyduğunu kamuoyuna açıklamıştı. Washington’un aynı şekilde Türkiye’nin İsrail ve Mısır’la da işleri normale koymasını pozitif karşılıyor.

Sadece bu pozitif sürece rağmen Ankara-Washington hattını gerilmiş tutan mühim sorunlarda istenilen adımlar hemen hemen atılamadı. Bunların başlangıcında Türkiye’nin Rusya’dan satın almış olduğu ve Ankara’da bir hava üssünde muhafaza etmiş olduğu S-400 hava müdafa sistemleri yer ediniyor.
ABD’nın Hasımlarına Yaptırımlar Kanalıyla Karşılık Verme Yasası (CAATSA) kapsamında 2020 sonunda Türkiye’ye 5 maddelik ölçülü bir yaptırım paketini yaşama geçiren ABD, 2021 Ocak ayında yürürlüğe giren Ulusal Müdafa Yetkilendirme Yasası vasıtasıyla CAATSA yaptırımlarının kaldırılması için Türkiye’nin S-400’e haiz olmamasını koşulunu getirmişti. Ek olarak S-400’lerin aktive edilmesi ya da kontrol edilmesi şeklinde bir adım atılması durumunda Amerikan Kongresi’nin daha ağır CAATSA yaptırımlarını gündeme getireceği uyarısı da yapılmıştı.

Türk-Amerikan ilişkilerinde Ankara’nın odağa almaya çalmış olduğu mevzu ise Washington’un Suriye Demokratik Güçleri’nin omurgasını oluşturan YPG’ye vermeye devam etmiş olduğu askeri ve siyasal destek olarak görülüyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2021 süresince yapmış olduğu birçok açıklamada, Washington’un bu tavrının “PKK’yı, kısaca terörizmi desteklemekten başka bir anlamı olmadığını” sert şekilde ifade etmişti. Ankara’ya atanan yeni büyükelçinin de görevi süresince bu mevzuya ilişkin sorularla karşı karşıya kalacağı kati.

Bu sorunlarla beraber, Türkiye ve ABD’nin Libya, Kafkasya, Afganistan ve Ukrayna şeklinde bölgesel meselelerde başlattıkları işbirliğinin 2022’de de etken olarak sürdürüleceği öngörülüyor.

F-16 SATIŞI VE F-35 SORUNU

Türk ve Amerikan heyetlerinin 2021’in son aylarında başlattıkları müdafa endüstri başlıklı görüşmeler, 2022’in mühim mevzu başlıklarından birini oluşturacak. Türkiye ile ABD içinde dış siyaset ve müdafa mevzularını kapsayan siyasal istişare mekanizmalarının yanı sıra F-16 cenk uçaklarının satışı ve Türkiye’nin F-35 cenk uçağı programından çıkarılmasının hukuki ve ekonomik boyutunun görüşüldüğü iki ayrı süreç daha bulunuyor.

Sorunlu alanları paranteze alarak pozitif ajanda oluşturmak için çalışan Ankara ve Washington’un gündemde tuttukları en somut mevzu Türk Hava Kuvvetleri’nin hava üstünlüğünü korumak amacıyla ABD’den talep etmiş olduğu 40 tane yeni F-16 cenk uçağı ve mevcut filoları için ortalama 80 tane modernizasyon kiti.

Taraflar içinde görüşmelere başlandığı sadece satışın ekonomik, askeri ve teknik içinde ne olduğunun yoğunluğu sebebiyle müzakerelerin tüm 2022 süresince sürmesi planlanıyor. Satışın Kurultay onayına en erken 2023’ün ilk aylarında gelebileceği öngörülüyor.

İki bağlaşık ülke, Türkiye’nin 2000’li yılların başından bu yana parçası olduğu F-35 ortak cenk uçağı projesine yapmış olduğu ortalama 1,4 milyar dolarlık katkının iadesiyle ilgili olarak ayrı bir süreç daha yürütüyor. Daha fazlaca hukukçular ve uzmanların yürüttüğü müzakerelerin de belli bir süre alacağı kaydediliyor. Türk müdafa sanayii şirketlerinin F-35 programının tedarik zincirindeki sözleşmelerinin de 2022 içinde sona ermesi ve üretimin sonlandırılması planlanıyor.


Kaynak: webhane.com

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

mega888 apk