• DOLAR
    %0,01
  • EURO
    %0,07
  • ALTIN
    %-0,31
  • BIST
    %-1,65
Evlerin çatısında kullanılan asbest nedenli kanserli köylerin haritası çıkarıldı

Evlerin çatısında kullanılan asbest nedenli kanserli köylerin haritası çıkarıldı



1970-2020 yıllarında üniversiteler tarafınca meydana getirilen araştırmalar incelenerek, evlerde kullanılan asbest maddesine bağlı kanser vakalarının görüldüğü köylerin haritası çıkarıldı.


Evlerin çatısında kullanılan asbest nedenli kanserli köylerin haritası çıkarıldı

Türkiye’de 1970’li yıllara kadar bilhassa İç Anadolu ve arkasından Doğu Anadolu ile Güneydoğu Anadolu bölgelerinde artan akciğer kanseri vakalarının arkasından, üniversitelerin ilgili bölümleri konun üstüne emek harcama başlattı.

Araştırmalarda, köy evlerinin duvar sıvası ile çatısında kullanılan ve dayanıklı madde olarak malum asbestin akciğer kanserine niçin olduğu belirlendi.

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Lüfti Çöplü de üniversitelerin yapmış olduğu araştırmaları inceleyerek, asbeste bağlı kanser vakalarının görüldüğü köylerin haritasını çıkardı.

400 KÖYDE 100 BİN KİŞİ ASBESTTEN ETKİLENDİ

Haritaya nazaran İç Anadolu, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi ağırlıklı olmak suretiyle 400 köyde ortalama 100 bin kişinin asbestten etkilendiği görüldü.

Evlerin çatısında kullanılan asbest nedenli kanserli köylerin haritası çıkarıldı #1

“SOLUNDUĞU ZAMAN AKCİĞERDE BİRÇOK HASTALIĞA YOL AÇIYOR”

Prof. Dr. Lütfi Çöplü, asbestin ısıya ve aşınmaya oldukca dayanıklı madde bulunduğunu ve bundan dolayı eski yıllarda bilhassa köy evlerinin yapımında kullanıldığını belirterek şu açıklamalarda bulunmuş oldu:

“Asbest lifsel yapıda bir madde. Şu demek oluyor ki uzun çubuklar şeklinde olan ve dokunulduğu süre yün hissi veren bir madde. Bu madde Anadolu’da oldukca eskiden beri biliniyor. Buna ‘ak toprak’ ya da ‘çorak toprak’ adı de verilir fakat bu madde solunduğu süre akciğerde birçok hastalığa yol açıyor. Bunlar; akciğer kanseri, akciğer zarı kanseri, karın zarı kanseri, akciğer zarında kalınlaşma, kireçlenme ve bir de akciğerin kendisinde sertleşme yapabiliyor.

Evlerin çatısında kullanılan asbest nedenli kanserli köylerin haritası çıkarıldı #2

“BELİRTİ VERMEZ, 15-20 YIL GEÇMESİ LAZIM”

Doğal solunduktan derhal sonrasında emarelerini vermez, 15-20 yıl geçmesi lazım. 1970’li yıllardan itibaren bu maddenin kanserojen olduğu anlaşılınca kullanımı 2000’li yılların başlangıcında bu birçok ülkede yasaklandı. Bunun içinde Türkiye de var.”

“TÜRKİYE’DE YAKLAŞIK OLARAK 400 TANE KANSERLİ KÖY VAR”

Prof. Dr. Çöplü, bilhassa İç Anadolu, Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu ve Ege Bölgesi’nin iç kesimlerinde asbeste bağlı kanser vakalarının çoğunlukla görüldüğünü belirterek sözlerini şu ifadeler ile sürdürdü:

“Sahil kesimlerinde ve Trakya’da bu şekilde bir durum yok. Karadeniz ve Akdeniz Bölgesi’nde şu anki bilgilerimize nazaran bu şekilde köyler yok. Türkiye’de ortalama olarak 400 tane kanserli köy var. Bununla ilgili olarak Hacettepe Üniversitesi’nin de öteki üniversitelerin de emekleri var. Ortalama 100 bin kişinin bu asbest maruziyetinden etkilendiği tahmin ediliyor. Bu mevzuda ilk araştırma bizim kurucu başkanımız Prof. Dr. İzzettin Sulh ve Diyarbakır’dan Selahattin Akbaş tarafınca yapılmış oldu hemen sonra öteki üniversiteler de bu araştırmalara devam ettiler. Meydana getirilen araştırmalar sonucunda İç Anadolu’dan başlarsak Eskişehir, Kütahya, Ankara, Çankırı, Yozgat, Çorum, Sivas, Malatya, Diyarbakır ve Elazığ asbest maruziyetinin yoğunlukla görüldüğü illerimiz.”

“100 HASTANIN 4’ÜNDE ASBEST MARUZİYETİ BULDUK”

Prof. Dr. Çöplü ek olarak Hacettepe’de ‘Çevresel Asbest Maruziyetine Bağlı Akciğer Zarı Bulguları’ temalı başka emek harcama daha yaptıklarını belirterek, “2012-2016 yılları aralığında Hacettepe Üniversitesi Hastanesi’nde bilgisayarlı tomografi çekilen 30 bin hastayı araştırdık ve bunların yüzde 4’ünde asbest maruziyetini belirleyen ‘plevral’ kalınlaşma dediğimiz akciğer zarı kalınlaşması ve kireçlenmesi bulduk doğrusu burada akciğer tomografisi çektiren her 100 hastanın 4’ünde asbest maruziyeti bulduk. Bu epeyce yüksek bir oran. Hacettepe’ye gelen hastalar Ankara ve civarından gelir. O nedenle bizim araştırmamız daha oldukca İç Anadolu’yu temsil eder. Türkiye çapında bu şekilde bir araştırma yapılsa bunun daha düşük olacağını tahmin ediyoruz bundan dolayı sahillerde, Marmara Bölgesi’nde, Ege’nin kıyı kesimlerinde bunun pek olamayacağını düşünüyoruz.” dedi.

“O BÖLGELERİN AĞAÇLANDIRILMASI FAYDALI OLABİLİR”

Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde bulunan kanserli köyler hakkında da data veren Prof. Dr. Çöplü, “Buralardaki köylerin topraklarının yapı taşlarının incelenmesinde de ‘tiremolid asbest’ denilen bir asbest türünün ön planda olduğu anlaşılıyor. Şimdi şehirlerin nüfusu artıyor, köylerden göç oluyor. Artık köylerde yaşayan insanların nüfusu yüzde 10 civarında dolayısıyla bu köylerin bölgeleri değişebiliyor. Köy evlerinden asbeste maruz kalma ihtimali de azalmış oluyor fakat gene de bu asbest birikintileri açık alanda olduğundan rüzgarla ve atmosferik şartlarla uzaklara kadar taşınabiliyor. Bunun için de o bölgelerin ağaçlandırılması yararlı olabilir.” diye konuştu.


Kaynak: webhane.com

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

mega888 apk