ataşehir escort fethiye escort bayan bahçelievler bayan escort

  • DOLAR
    %-0,04
  • EURO
    %0,17
  • ALTIN
    %0,24
  • BIST
    %-0,50
Sedef Kabaş hakkında istenilen ceza belli oldu

Sedef Kabaş hakkında istenilen ceza belli oldu


TELE 1 ekranlarında gösterilen ve Uğur Dündar’ın sunmuş olduğu Demokrasi Arenası programına katılan Sedef Kabaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı çirkin sözlerle hedef almıştı.

Kabaş “Büyükbaş hayvan bir saraya girdiğinde o kral olmaz, o saray ahır olur.” demişti.

Siyasilerden ve toplumsal medyadan büyük tepki gören Kabaş, ‘Cumhurbaşkanı’na hakaret’ suçlamasıyla tutuklandı.

Kabaş hakkında hazırlanan iddianamede gazeteci Sedef Kabaş hakkında zincirleme şekilde “Cumhurbaşkanına hakaret” suçundan 7 yıla kadar hapis talep edilirken, bakanlar Süleyman Asil ve Adil Karaismailoğlu’na yönelik sözleri sebebiyle de “Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret” suçundan toplam 4 yıl 8 aya kadar hapsi istendi.

İDDİANAMEDEN

“Cumhurbaşkanına hakaret” ve “kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret” suçlarından 12 yıl 10 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edilen Sedef Kabaş hakkında hazırlanan iddianamede şüphelinin söylemlerinin, “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın onur ve saygınlığına açıkca hücum mahiyetinde olduğu” açıklandı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Bürosunca hazırlanan iddianamede, Cumhurbaşkanı Erdoğan “müşteki”, Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürlüğü “suç duyurusu eden”, İçişleri Bakanı Süleyman Asil ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu ise “mağdur” sıfatıyla yer aldı.

İddianamede, “Tele 1” isminde tv kanalında gösterilen “Demokrasi Arenası” isminde programda, şüpheli Sedef Kabaş tarafınca meydana getirilen konuşma esnasında “Cumhurbaşkanına hakaret” suçunun unsurlarını oluşturacak özellikte sarf etmiş olduğu söz ve beyanlarla ilgili olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafınca resen soruşturma başlatılmış olduğu hatırlatılarak, soruşturma sürecinde müşteki Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın avukatı tarafınca 24 Ocak’ta yakınma dilekçesi sunulmuş olduğu, Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürlüğü tarafınca da 28 Ocak tarihinde kanuni işlem yapılması için kabahat duyurusu yapıldığı kaydedildi.

Sedef Kabaş hakkında istenilen ceza belli oldu #1

25 AYRI SORUŞTURMA TEK DOSYADA BİRLEŞTİRİLDİ

Soruşturma esnasında aynı vakayla ilgili gerek dilekçe, gerek CİMER vesilesiyle ihbarlarda bulunulduğu ve soruşturmaya kaydedilen 24 tane soruşturma evrakının, aralarındaki hukuki ve fiili bağlantı bulunması sebebiyle bu soruşturmayla birleştirildiği aktarılan iddianamede ek olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın avukatının, 26 Ocak’ta başsavcılığa ayrı bir yakınma dilekçesi sunmuş olduğu ifade edildi.

Bu dilekçede özetle, “şüpheli Kabaş’ın televizyonda kullandığı tahkir içerikli ifadelerini yenileyerek Twitter hesabı üstünden 21 Ocak’ta paylaşmış olduğu, açıkca müştekinin kişilik haklarına saldırmayı alışkanlık haline getirmiş olduğu, müştekinin onur, onur ve haysiyetine yönelik ağır ifadeleri yine yine kullanarak kabahat işleme yönündeki iradesini yinelediği” ifadelerinin yer almış olduğu iddianamede, toplumsal medya paylaşımıyla ilgili de isnat edilen suçun aynı olması sebebiyle dosyaların birleştirildiği dile getirildi.

Söz mevzusu programla ilgili açık kaynak araştırma raporu ve video çözümleme raporu düzenlendiğine de işaret edilen iddianamede, şüpheli Kabaş’ın bu raporlardaki kabahat unsuru beyanlarına yer verildi.

Sedef Kabaş hakkında istenilen ceza belli oldu #2

KABAŞ’IN İFADESİ YER BULDU

İddianamede, Kabaş’ın 22 Ocak’ta emniyette alınan ifadesinde, “kastının hakaret olmadığı, sarf etmiş bulunduğunun bir atasözü olduğu, bir durumu anlatmak ve anlamı güçlendirmek için kullandığı bir metafor olduğu, bu atasözünün aslına bakarsak ‘öküz’ ifadesi geçmiş olduğu için canlı yayında ayıp olur diye kullanmak istemediği, bu ifadesiyle Cumhurbaşkanı dahil kimseyi kast etmediği, konuşmasının bütününde tamamıyla genel olarak düşük üslubu eleştirdiği, konuşmasının tam tersi hakaret ve sövgü edenlere yönelik yapmış olduğu bir eleştiri hitabı olduğu, Cumhurbaşkanı dahil kimseyi hedef alarak söylemediği” şeklinde beyanda bulunmuş olduğu kaydedildi.

Kabaş’ın başsavcılıkça alınan ifadesinde ise “Kati kez hakaret suçunu kabul etmiyorum. Bu atasözü de anonim bir söz. Bir kişiyi yada sayın Cumhurbaşkanını hedef alarak kullanmadım. Twitterda paylaşmamın sebebi de çeşitli medya araçları ve toplumsal medya hesaplarında şahsıma yönelik linç girişiminde bulunulmasıydı.” söylediği aktarıldı.

Sedef Kabaş hakkında istenilen ceza belli oldu #3

” ‘HAKARET’ SUÇUYLA İLGİLİ AİHM VE YARGITAY KARARLARINA VURGU”

Ulusal ve Internasyonal mevzuat ile yargı kararları dahilinde araştırma yapıldığı belirtilen iddianamede, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) ifade özgürlüğü başlığı ile düzenlenen 10. maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) tarafınca ifade özgürlüğünün sınırlılığıyla ilgili verilen kimi kararlara vurgu yapılmış oldu.

“AİHM, McVicar V Birleşik Krallık 2002-III sonucunda, basın mensuplarının, iyi niyetli ve doğru olgular temelinde hareket etme ve gazetecilik etiğine uygun şekilde güvenilir ve kati informasyon vermek şeklindeki ödev ve sorumluluklarının bulunduğunu belirtmiştir.” ifadesi kullanılan iddianamede, Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin 10 Temmuz 2020 tarihindeki şu sonucuna yer verildi:

“Türkiye Cumhuriyeti Anayası’na bakılırsa, Cumhurbaşkanı devletin başıdır ve bu sıfatla Türkiye Cumhuriyetini ve Türk Milletinin birliğini temsil eder. Bu nedenledir ki ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ suçu, kişilere ve şerefe karşı suçlar içinde değil, devlete karşı işlenmiş suçlar bölümünde düzenlenerek devleti temsil eden Cumhurbaşkanlığı makamının saygınlığının korunması amaçlanmıştır. Devlete karşı işlenen suçlardan bir kısmının gerçek mağdurunun makamı temsil eden gerçek şahıs olmakla beraber, Devlete ilişkin hukuki yararın korunması, kişiye nazaran daha üstün tutulmuştur.”

Sedef Kabaş hakkında istenilen ceza belli oldu #4

“HAKARETE HİÇ KİMSE KATLANMMAK ZORUNDA DEĞİLDİR”

Örnek kararlarda, “eleştiri hak ve görevinin kötüye kullanılmaması, ifade yada yazıda küçültücü, incitici, abartılı sözlerden kaçınılması, bu öğelerden birinin olması halinde haber verme ve eleştiri hakkından söz edilmeyecek eylemin hukuka aykırı olacağının” belirtildiği anlatılan iddianamede, aynı metinlerde, “mutlak haklardan olmayan ifade hürriyetinin sonsuz ve sınırsız olmadığı, kısıtlı da olsa belli şartlarda sınırlandırılabileceğinin” de yer bulmuş olduğu vurgulandı.

İddianamede, “Demokratik toplumlarda siyasiler, üst düzey bürokratlar ile kamuya mal olmuş kişiler, öteki insanlara nazaran ağır eleştirilere daha çok katlanmalıdırlar. Sadece hakarete hiçbir kimse katlanmak zorunda değildir. İfade hürriyeti bakımından eleştiri ve hakaret ayrı ayrı değerlendirilmesi ihtiyaç duyulan kavramlardır. Kaba sövme hiçbir koşulda eleştiri olarak kabul edilemez” ifadelerine yer verildi.

Ulusal ve internasyonal yasal düzenlemeler ile yargı kararları göz önünde bulundurularak değerlendirme yapıldığı bildirilen iddianamede, şunlar kaydedildi:

“Şüpheli Kabaş’ın yazılı basına bakılırsa fazlaca daha süratli ve kuvvetli bir etkiye haiz olan görsel gösterim vesilesiyle, söylemlerini etkili ve kuvvetli bir şekilde umuma yaymış olduğu, söylemiş olduğu söz ve beyanların toplumun gelişmesine katkı sunması beklenen bir kıymet içermediği ve bilhassa eleştiri sınırlarını aştığı, açıkça Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın onur ve saygınlığına açıkca hücum mahiyetinde olduğu, açıklanmasında kamu yararının olmadığı anlaşılmıştır.”

Basın mensuplarının, iyi niyetli ve doğru olgular temelinde hareket etme ve gazetecilik etiğine uygun şekilde güvenilir ve kati informasyon vermek şeklindeki ödev ve sorumluluklarının olduğu vurgusu meydana getirilen iddianamede Kabaş ile ilgili, “Sadece somut vakada hakarete varmadan eleştirisel düşüncesini izahat imkanı olmasına karşın hakaret içerikli sarf edilen söz ve beyanların, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı damgalama amacı taşıyan, nefrete kışkırtma ihtimali olan ve hoş görülebilir bir seviyenin üstünde eleştiri sınırını aşan özellikte olduğu, sözlerin kafi temel olgudan tamamlanmamış olarak kamuoyunu ilgilendiren mevzuda açıkça meydana getirilen düşünce alışverişi niteliğine haiz olmadığı, salt ve ithafen Cumhurbaşkanı’na karşı onur ve saygınlığına açıkca hücum mahiyetinde olduğu, bu haliyle de basın ve ifade özgürlüğünden yararlanılamayacağı kanaatine varılmıştır.” değerlendirmesi yapılmış oldu.

Sedef Kabaş hakkında istenilen ceza belli oldu #5

BAKANLARA YÖNELİK İFADELER

Şüpheli Sedef Kabaş’ın televizyondaki hakaret içerikli ifadelerini Twitter adresinden yinelediği ve Hakkaniyet Bakanlığınca “Cumhurbaşkanına hakaret” suçu bakımından kovuşturma izni verildiği kaydedilen iddianamede, şüphelinin hakaret içeren sözü, 14 ve 21 Ocak tarihlerinde değişik zamanlarda birden fazla kez sarf etmiş olduğu, bu kapsamda zincirleme kabahat hükümlerinin uygulanması icap ettiğinin anlaşıldığı da kayda geçildi.

İddianamede, Kabaş’ın 14 Ocak’taki aynı programda, “yanıt hakkı” adı altında Ulaştırma ve Altyapı Bakanı ile İçişleri Bakanına yönelik ifadelerinin de kamusal münakaşaya katkı sağlamayan, kişilerin onur, onur ve namusu, cemiyet içindeki itibarı, öteki fertler nezdindeki saygınlığını minik düşürmeye yönelik olduğuna işaret edilerek, bu ifadelerin damgalama amacı taşıyan, nefrete kışkırtma ihtimali olan ve hoş görülebilir bir seviyenin üstünde eleştiri sınırını aşan özellikte olduğu, kamu oyunu ilgilendiren mevzularda açıkça meydana getirilen düşünce alışverişine müstenit beyanlar olmadığı, “kamu görevlisine görevinden dolayı açıkca hakaret” suçunu oluşturduğu dile getirildi.


Kaynak: webhane.com

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

mega888 apk