• DOLAR
    %0,01
  • EURO
    %0,07
  • ALTIN
    %-0,31
  • BIST
    %-1,65
Son dakika! “Cumhurbaşkanı talibi olurum” diyen Tanju Özcan’a Kılıçdaroğlu’ndan cevap

Son dakika! “Cumhurbaşkanı talibi olurum” diyen Tanju Özcan’a Kılıçdaroğlu’ndan cevap


Son dakika… CHP Lideri Kemal Kılıçdaorğlu, Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın “Cumhurbaşkanı adaylığı” çıkışına cevap verdi.

Başkan Tanju Özcan, CHP Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) tarafınca uyarı cezası almasının peşinden partisine cumhurbaşkanı adaylığı ile ilgili uyarı yapmıştı. Mevzuyla ilgili sual üstüne Kılıçdaroğlu, “Tanju Bey’in ‘Cumhurbaşkanı talibi olabilirim’ açıklaması, olabilir hepimiz aday olabilir. Her insanın aday olduğu bir ortamda Tanju Bey de ‘Ben de aday olabilirim’ diyor. 100 bin imza toplarsa o da aday olabilir.” şeklinde yanıt verdi.

Kılıçdaroğlu, CHP’yi takip eden gazetecilerle JW Marriott Ankara Otel’de kahvaltıda bir araya gelmiş olarak, soruları yanıtladı, gündeme ilişkin açıklamalarda bulunmuş oldu.

Kılıçdaroğlu, “Mersin mitingi” hatırlatılarak, başka miting yapmış olup yapmayacağı sorusu üstüne, “Mitinglere fazlaca fazla ağırlık vermeyeceğiz. Ağırlığı gittiğimiz illerde kanaat önderleriyle, sivil cemiyet kuruluşlarıyla, gençlerle buluşmaya veriyoruz.” ifadesini kullandı.

20220105_2_51597814_72242526

CHP’nin iktidar olması durumunda yapacağı yatırımlarla ilgili suali yanıtlayan Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin en verimli, istihdam yaratan ve önümüzdeki süreç içinde bölgesinde en kuvvetli ülke olabilecek pozisyonda yatırımlar yapacaklarını söylemiş oldu.

Kılıçdaroğlu, “Bununla ilgili fazlaca güzel çalışmamız var. Projemiz var. Görselleri hazırlanıyor. Bu bizim 5 senelik projemiz olacak. Sayın Erdoğan’ı yolcu ettiğimizde, yerine gelecek olan cumhurbaşkanı süratli bir halde bir numaralı kararnamenin de gereğini yapmak zorundadır şu demek oluyor ki devletin üst kademesindeki tüm bürokratlar çekilme etmiş sayılıyor sistem o şekilde. O süre siz oralara yeni adlar atayacaksınız. Bugünden her şeyin planını, programını yapıyoruz.” diye konuştu.

“Güçlendirilmiş parlamenter sistem emek vermesi tamamlandı, takvimi belli mi?” sorusuna ise Kılıçdaroğlu, “Şu anda genel başkanlar kendi ekip dostlarıyla vakası değerlendiriyorlar. Ikimiz de kendi MYK’mizde hemen hemen daha masaya yatırıp bir konuşmadık. Fakat belli bir süre dilimi içinde bunu gerçekleştiririz.” yanıtını verdi.

20220105_2_51597814_72242520

“ZORLAYACAK, ÇIKMAYACAĞIZ”

Salgın sebebiyle CHP’nin kurultay takviminin ertelenip ertelenmeyeceğine yönelik sual üstüne Kılıçdaroğlu, “İlk Parti Meclisi’nde bunu görüşeceğiz. Sonucu Parti Meclisi, aslen MYK alıyor fakat doğal mühim bir karar olduğundan biz bunu Parti Meclisi’ne taşımayı daha etik bulduk. Orada tartışacağız ve karar alacağız.” sözlerini sarf etti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dün meydana gelen konuşmasında yapmış olduğu 15 Temmuz anımsatmasını iyi mi yorumladığı sorulan Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

“Gülümseyerek yorumladım. Tam tersine arkadaşlara taşkınlık yapmayacaksınız, sokaklara çıkmayacaksınız, büyük bir sabırla sandığı bekleyeceksiniz… Söylediğim şeklinde beyefendi hayal aleminde yaşamış olduğu için, vay efendim sanki biz ‘sokaklara çıkın, şunu yapın, bunu yapın’ diye yönerge vermişiz. Bunun basın danışmanları yok mu Tanrı aşkına. En azından bizim neler konuştuğumuzu kendisinin önüne koymuyorlar mı, eğer bizlere yanıt verecekse, beni dinlemesini pek beklemem. Şu sebeple beni dinlediği süre koltuğunda rahat oturamaz, bunu da oldukça iyi biliyorum. Ve hazmedemez, eleştiriyi hazmedemiyor. Fakat hayal dünyasının dışına çıkması lazım. Hangi taşkınlık, biz tam tersine, sakin, sabırla, ‘seçim sandığını bekleyeceksiniz, sandık gelecek, gideceksiniz, oyunuzu kullanacaksınız, bir otoriter yönetimi demokratik yollarla değiştireceksiniz’, bunu gittiğimiz her yerde söylüyoruz. Fakat beyefendi bizim sokağa çıkmamızı istiyor anladığım kadarıyla, çıkmayacağız. Zorlayacak, çıkmayacağız, baskı kuracak, çıkmayacağız fakat gereğini yapacağız sandıkta.”

20220105_2_51597814_72242519

“ERDOĞAN EKONOMİYİ DE TÜRKİYE’Yİ DE YÖNETEMİYOR”

Cumhurbaşkanı’nın “enflasyonun köpüğünü alacağız” sözünü iyi mi değerlendirdiği sorulan Kılıçdaroğlu, “Bu kadar zamdan sonrasında zamları geri mi alacaklar?” yanıtını verdi.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, “Hadi dolarda gerileme oldu bunu anladık, şimdi peki zamları da geri alacak mı? Erdoğan’ın enflasyonun köpüğünü alması için zamları da geri alması lazım. Bunu yapabilir mi, yapacağını asla sanmıyorum. Söylediği bir tek politik bir söylem, kendi tabanını rahatlatmak için kullandığı bir cümle. Bakın Eximbank’a yönerge verildi. Eximbank ihracatçıların, ithalatçıların taleplerini karşılayamaz durumda 5 gündür. Erdoğan ekonomiyi de Türkiye’yi de yönetemiyor.” görüşünü paylaştı.

HDP’nin ziyareti hatırlatılarak, “HDP bir ziyarette bulunmuştu, erken seçim ile ilgili önerge talebinde bulunmuştu, buna yanıtınız ne olacak?” sorusu üstüne Kılıçdaroğlu, şu değerlendirmelerde bulunmuş oldu:

“HDP ulaştığında ‘evet biz erken seçimle ilgili bir önerge vereceğiz’ dedi. Verebilirler doğal sonuçta bağımsız bir siyasal parti. Biz ara sıra iyi mi önerge veriyorsak HDP de önergesini verebilir. Erken seçim isteyen her siyasal parti komisyona önergeleri versin, geçmişte o şekilde olmuş, uygulama her siyasal parti erken seçim için önergelerini versin. Komisyon başkanı tüm bu önergeleri topluyor. Ve önergeler toplandıktan sonrasında da kabul edilirse Genel Kurul’a iniyor. Bu şekilde bir önerimiz oldu, onlar da bizim önerimize karşı doğal iyi mi bir tavır alacaklar onu bilmiyoruz.”

“ERDOĞAN’IN YAPACAĞI EN GÜZEL ŞEY SÜRATLE ERKEM SEÇİME GİTMEKTİR”

“Erken seçim çağrınız devam ediyor, iktidarın kendi süresinden kısarak erken seçime gitme ihtimali var mı?” sorusunu da yanıtlayan Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyleki sürdürdü:

“Erdoğan, erken seçime gitmek zorunda. Şunun için, ülke yönetilemez noktaya geldi. Gömü’nin durumu malum, piyasanın durumu malum, vatandaşın durumu malum nereye kadar götürecek? Geçen her gün 84 milyon vatandaşın sırtına yeni yükler ilave ediliyor, nereye kadar götürecek bunu? Artı Gömü pek parlak değil, borçlar ödenecek, doların yükselmesi, Türkiye’nin yükümlülüklerini artırdı, ‘faizi düşürdük’ diye söylediler, Merkez Bankası’nın faiz düşürmesi haricinde herhangi bir faiz düşmesi olmadı, tam tersine Gömü’nin borçlanma faizi terfi etti, vatandaşın faizi terfi etti. Dolayısıyla bu süreç içinde Erdoğan’ın yapacağı en güzel şey hızlıca erken seçime gitmektir.”

20220105_2_51597814_72242514

KILIÇDAROĞLU’NUN ZİYARETLERİ…

“Kamu kurumlarına yaptığınız ziyaretler var, halkı sokağa çağırdığınızı bu ziyaretlerle yorumluyorlar. Cumhurbaşkanı, ‘Cumhur İttifakı olarak hepinizi önümüze katarız, gideceğiniz yere kadar kovalarız’ ibaresi kullandı, bu mevzuda neler söyleyeceksiniz?” sorusu üstüne Kılıçdaroğlu, “Ben Ulusal Eğitim Bakanlığına gitmeden ilkin daha doğrusu Sayın Bakandan buluşma istedim. Buluşma gelmedi.” diye konuştu.

Haksızlığa uğrayan öğrenciler bulunduğunu belirten Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

“Ortalama 15 saat sonrasında ben oraya gittim. Bakandan buluşma istedik. Fakat ben oraya gittiğimde haksızlığa uğramış bir kişinin haksızlığını ve bunun gerekçelerini Bakandan öğrenmek isterim ve buluşma isterim. Buluşma verilmiyor, minimum 12 saat umuyorum gene verilmiyor, 15. saatte oraya gidip o açıklamayı yapıyorum. Gençler adına yapıyorum. Oraya neydi, kilit mi vurulmuştu? Doğal kalabalıkta kilidi falan pek göremedim fakat kilit de vurulmuş. Aslına bakarsak normalde tepkiyi göstermesi ihtiyaç duyulan biz değil. TBMM Başkanının tepki göstermesi lazım. Bir milletvekili bakanlığa iyi mi gidemez? Bu eleştiriyi hazmedememek anlamına gelir. Sen niçin adaletsizliklere karşı çıkıyorsun anlamına gelir. O şekilde ‘sokağa çıkacağız, asacağız, keseceğiz’ falan yok o şekilde bir şey. Fakat şu bir gerçek, onların haklarını arayacağım. Tüm il başkanlıklarımızda hukuk birimleri bu mevzuda çalışıyor. İtiraz dilekçeleri hazırlandı. Bir web sitesi oluşturuldu. Ve diyorlar ki ‘bunlara haiz çıkmayın’, peki biz kime haiz çıkacağız? Haksızlığı meydana getiren Erdoğan’a mı haiz çıkacağız? Sokağa çıkma diye bizim kitabımızda bir şey yok. Fakat haksızlığa uğrayan her insanın hakkını demokratik yollarla arayacağız.”

“Ulusal Eğitim Bakanlığının kapısına takılan kilidi, sizin korumalarınızın taktırdığı yönünde iddia var, bu mevzuda ne söylersiniz?” sorusuna Kılıçdaroğlu, “Benim korumalar o denli kuvvetli mü? Demek onların sözü dinleniyor, bizim haberimiz yok. Korumaları gönderelim Merkez Bankası’na bir faizi indirsinler.” yanıtını verdi.

“FAİZLER DÜŞMEDİ, YÜKSELDİ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Faiz sebep, enflasyon netice” söylemi ve açıklanan son enflasyon rakamlarına ilişkin bir sual üstüne Kılıçdaroğlu, bu teorinin batkı eden bir kuram bulunduğunu ileri sürerek, şöyleki devam etti:

“Bizim iktisat tarihinde ilk kez bir şahıs tarafınca dillendirilen ve kısa süre sonrasında denendikten sonrasında batkı eden, yanlışlığı ortaya çıkan bir kuram. ‘Faizler düştü.’ Hayır, faizler terfi etti. Buyurun gidin bankalara, deyin ki ‘ben ticari kredi çekmek isterim.’ Eylül ayı ile aralık ayına bakın. 17’den 25’e çıktı. Hangi faiz düştü? Tüketici kredisi alacaksınız, buyurun gidin herhangi bir bankadan tüketici kredisi alın. Eylül ayına bakın, şimdiye bakın artmış. Devletin 5 senelik borçlanma kağıtlarına bakın o da 17’den 25’e çıktı. En büyük kazığı yiyen de hazinenin kendisi. Şu demek oluyor ki devleti yönetenler kendi kendilerine kazık attılar. Yüzde 17 faiz ödenmesi gerekirken, yüzde 25 üstünden faiz ödeyecekler. Hani faiz düşmüştü? Söylediğim şeklinde batkı eden bir kuram. Dini söylemlerle vaziyeti kurtarmak istiyor. Faiz arttı peki ne oldu? Nas ne oldu? Faiz arttı. Erdoğan şöyleki düşünüyor, ‘benim bir tabanım var ne dersem bana inanır. Ben bu tarz şeyleri kolaylıkla kandırabilirim.’ Fakat Erdoğan’ın bilmediği bir şey var, bu ülkenin insanları sonunda mutfağa girince gerçekle karşılaşıyorlar. Erdoğan’ın unutmuş olduğu mutfak. Mutfağı unutmuş vaziyette, Erdoğan gerçeklerden kopuk. İstediği kadar dini argümanları kullansın, sonuçta mutfak siyasette en egemen alandır.”

CHP Grup Başkanvekili Özgür Hususi’in Kur’an kursları ile ilgili açıklamaları ve iktidar kanadının bu laflara tepkisinin sorulması üstüne Kılıçdaroğlu, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu üyeliği yapmış olduğu dönemde, Diyanet İşleri Başkanlığının Kur’an kurslarında öğrencilere verilen derslerin kitabını istediğini aktardı.

Son aşama güzel hazırlanmış, renkleri özenle seçilmiş kitaplar bulunduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyleki sürdürdü:

“Evlatların Kur’an’ı rahat öğrenebilecekleri materyaller vardı ve ben Diyanet İşleri Başkanlığını, komisyon üyeliği yaptığım dönemde kutladım. Diyanet İşleri Başkanlığının, çocuklarımıza, isteyen anne babaların, ailelerin çocuklarına Kur’an’ı öğretmeleri kadar organik bir şey yoktur. Politika din, inanç alanına asla girmemeli. Kimlik alanına asla girmemeli. Yaşam seçimi alanına asla girmemeli. Anayasamızın 24. maddesinde de bu oldukça açık ve net. Bu çerçevede değerlendirmek gerekiyor. Düşüncem bu. Bu düşüncemi onlarca kere gittiğim her yerde de ortamda da Genel Başkan olmadan ilkin de bu tarz şeyleri dillendirdim. Tüm sorun şu, hakikaten de Kur’an kurslarının anne babaların itimat içinde çocuklarını gönderebilecekleri mekanlar olması, bunların güzel mekanlar olması hatta bu mevzuda bazı Kur’an kurslarının badana boyalarının CHP il başkanlıkları tarafınca yapıldığını da belirtmek isterim. Hatta Kocaeli’nde bu yapıldığı süre hepimiz şaşırmıştı. Bazıları, ‘vay efendim siz bunu iyi mi yaptınız, sizde değişiklik mi oldu?’ hayır efendim olması lazım. İnsanlar kendi inançlarını evlatlarının da öğrenmesi icap ettiğini isteyebilirler. Bu şekilde bakıyorum. Bunun AK Parti tarafınca MHP tarafınca bulunmuş bir şey şeklinde siyasete araç-gereç edilmesini de fazlaca doğru bulmuyorum. Partimizin görüşü budur.”

TANJU ÖZCAN’A “ADAYLIK” MESAJI

Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın, CHP Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) tarafınca uyarı cezası almasının peşinden CHP’ye yapmış olduğu cumhurbaşkanı adaylığı ile ilgili uyarıya ilişkin sual üstüne de Kılıçdaroğlu, “Tanju Bey’in ‘cumhurbaşkanı talibi olabilirim’ açıklaması, olabilir hepimiz aday olabilir. Her insanın aday olduğu bir ortamda Tanju Bey de ‘ben de aday olabilirim’ diyor. 100 bin imza toplarsa o da aday olabilir. Bizim ‘sen aday olacaksın, sen aday olmayacaksın’ diye hususi bir şeyimiz yok. Dolayısıyla Tanju Bey de kendi yönettiği ilin hassasiyetlerini dikkate alarak ara sıra siyaset yapıyor. Ona da saygı duymak gerekiyor.” görüşünü paylaştı.

20 ARALIK GECESİ YAŞANANLAR

Daha ilkin 20 Aralık gecesi ile ilgili yapmış olduğu açıklamaları hatırlatılarak, CHP’nin bu mevzuda verdiği önergenin TBMM’de reddedilmesini iyi mi değerlendirdiği sorulan Kılıçdaroğlu, “Doların 18’e çıkması sonrası 13’e inmesi, Cumhuriyet tarihinin en büyük vurgununa yol açtı. Bunu ifade ediyorum aslına bakarsan.” sözlerini sarf etti.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, şu değerlendirmelerde bulunmuş oldu:

“Rakamlarla da bunu açıkladık aslına bakarsan 1 milyon dolar 18’den satılıp sonrasında 13’ten yine alındığı takdirde büyük paralar kazanabiliyor insanoğlu. Pek fazlaca çevre de bunu biliyordu aslına bakarsan. Dolayısıyla yükseltilmesinin ve düşürülmesinin kimlere büyük yararlar sağladığını bilmemiz gerekiyor. Burada Sayın Nebati’nin söylediği bir cümle fazlaca mühim ‘Minik yatırımcılar ziyan oldu’ diye yanlış hatırlamıyorsam o şekilde bir izahat yapmıştı. Onlar biliyorlar, aslolan büyük yatırımcılar kazanmıştır, minik yatırımcılar da kazığı yedi. Bunu da Gömü ve Maliye Bakanı kolaylıkla da seslendirebildi. Bu süreç içinde 128 milyar dolar şeklinde bu süreç içinde fazlaca büyük vurgunların yapıldığını, belli kişilere muhteşem avantajların sağlandığını biliyoruz. Fakat bunun somut belgelere daha kolay ve yalın hale getirilmesi lazım. Bunun için de Meclis’e bir araştırma önergesi verdik. Ben Sayın Bahçeli’ye de bir davet yaptım, ‘Yolsuzluklar mevzusunda duyarlıysanız bunun araştırılması lazım. Kim kazanmıştır buradan ve kim yitirdi’. Bu kayıtların tamamı var aslına bakarsan. Bankalarda da var. AK Parti ve MHP bunu reddettiler. ‘Bunu bilerek yaptık’ diyorlar. Kimlere avantaj sağlandı, bunun araştırılması lazım. Bunu unutacağımızı asla kimse düşünmesin. Hem 128 milyar dolar hem 20 Aralık gecesi meydana getirilen büyük operasyonun neticeleri, gün gelecek tüm ayrıntıları ile kamuoyu ile paylaşılacak.”

Türkiye’nin yeni dış siyaset açılımları ve 2021 değerlendirmesine yönelik suali da yanıtlayan Kılıçdaroğlu, iç politikadaki tüm hataların dış politikada da tekrarlandığını iddia etti.

Dış politikada, Türkiye’nin bölgesinde büyük seviyede yalnızlaştığını korumak için çaba sarfeden Kılıçdaroğlu, şunları dile getirdi:

“Egemen güçlerin de Türkiye’de bir anlamda sözcülüğünü yapmış oldu Erdoğan. Egemen güçlerin tüm taleplerini yerine getirdi. 33 askerimiz şehit edilirken, onlar bizi arayacağına Erdoğan apar topar Putin’e gitti. Putin’in kapısında bekledi. Türkiye’nin itibarı yerle bir oldu. Trump telefon açtı, papazı bıraktı. Ortaya çıkıp efelenmeye çalıştı, şu anda dünyada efelenecek bir ortam yok. Efeleniyorsa ülkenin fakirine fukarasına efeleniyor. Dış politikada Türkiye bu kadar asla yalnızlaşmamıştı. Tarihinde ilk kez bu kadar yalnızlaştı. Oldukça yalnızlaşınca Orta Doğu’daki tüm enerjisini yitirdi. Balkanlar’daki Kafkaslar’daki AB’deki enerjisini yitirdi. Saygınlığını, itibarını büyük seviyede yitirdi. Şimdi yeni arayış içinde ‘acaba düzeltebilir miyim’ diye. Katar’dı, BAE’ydi, İsrail, Mısır, Suriye buralara ikinci insanları göndererek, ‘tekrardan bağlantı kurabilir miyim’ arayışı içinde.”

Türkiye’nin Orta Doğu’daki rolünü Yunanistan’ın üstlenmeye çalıştığını aktaran Kılıçdaroğlu, dış siyaset açısından tam bir başarısızlık yaşandığını iddia ederek, şu düşünceleri paylaştı:

“Bir başarı değil başarısızlık, yıkım var. Erdoğan’ın bunu düzeltme şansı yok. Şu sebeple itibarı yok. Bir tek güvenilmiş olduğu Katar var. Katar’a her türlü imkanı verdi. Vermedikleri hiçbir şey kalmadı. Şimdi de BAE’ye gidiyorlar. ‘Acaba bizlere para verirler mi’ diye. Koskoca Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin, izlediği dış siyaset ve iç siyaset sonucunda egemen güçlere, parası olan ülkelere gidip dilenci şeklinde yalvararak, yakararak, onları çağrı ederek, kırmızı halılar sererek kabul etmesini ben kabul etmiyorum. Aç kal kardeşim ya. ‘Barışacağım’ diyor. İyi de sen diyorsun da onlar seninle barışmak istemiyor.” (AA)

TANJU ÖZCAN NE DEMİŞTİ?

Tanju Özcan geçtiğimiz haftalarda yapmış olduğu açıklamada, “Millet İttifakı Tanrı korusun bir hata yaparsa, milletin gönlünde olmayan birini aday olarak gösterirse, işte ben o süre 100 bin imzayı toplarım. Aday çıkmayı seçenek olarak önüme koyarım” demişti.

Özcan geçtiğimiz günlerde ise, “Ekmeleddin İhsanoğlu, Abdullah Gül şeklinde milletin sevgisini kazanamamış, milletin gönlünde taht kuramamış yanlış adaylarla seçime girmeyin. Girerseniz de ‘bu Tanju Özcan nereden çıktı kardeşim?’ demeyin” ifadelerini kullanmıştı.

ANASAYFAYA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ

 Koronavirüs alarmı! Başvurular 2 kat arttı! 5-6 kişiden biri pozitif… Koronavirüs alarmı! Başvurular 2 kat arttı! 5-6 kişiden biri pozitif…
Kesintisiz bir gece uykusu için yeni Orkid Ultra Gece Extra PlusKesintisiz bir gece uykusu için yeni Orkid Ultra Gece Extra Plus
Erdoğan'dan Bahçeli'ye sürpriz hediyeErdoğan’dan Bahçeli’ye sürpriz armağan




Kaynak: webhane.com

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

mega888 apk