• DOLAR
    %0,10
  • EURO
    %-0,11
  • ALTIN
    %-0,76
  • BIST
    %-2,08
Son dakika: Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’dan asgari ücret açıklaması! ‘Aralık ayında…’

Son dakika: Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’dan asgari ücret açıklaması! ‘Aralık ayında…’


Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Cumhurbaşkanlığı ve Cumhurbaşkanlığına bağlı, ilgili ve ilişkili kurum, kuruluşların 2023 yılı bütçeleri üstündeki görüşmelerde milletvekillerinin sual ve eleştirilerini yanıtladı. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi için yorumlara dikkati çeken Oktay, Türkiye’nin 20 senedir daha müreffeh yarınlar, daha kuvvetli Türkiye idealiyle başarı rotasında ilerlediğini, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğindeki bu yolculuğun; gerektiğinde karşılık ödeyen fakat bağımsız politikalarını hayata geçirme mevzusunda asla ödün vermeyen büyük Türkiye yolculuğu bulunduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin karar alma mekanizmalarını somut çıktılarla birleştiren, yönetimde eşgüdümü, acil durumlarda anında müdahaleyi kolaylaştıran, vatandaşların kamu hizmetlerine erişimini hızlandıran etkilerini her gün deneyim ettiklerini ifade eden Oktay, yasama, yürütme ve yargı erkleri içinde belirgin kuvvetler ayrılığını tesis eden yönetim sistemi yardımıyla riskleri en iyi şekilde yönettiklerini altını çizdi.

İddiaların aksine erkler arası denge ve denetim mekanizmalarının da net şekilde işlediğinin altını çizen Oktay, “Gücün, erklerin birinde toplanması hem sistemin yapısında hem de uygulamada mümkün değildir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemimizde tek adam değil, istişare vardır, katılımcı demokrasi vardır, süratli ve etkin karar alma mekanizmaları vardır. Cumhurbaşkanımızı direkt millet seçmiştir ve egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemiyle milleti gerçek anlamda egemen kılarak geleceğe yürüdüklerini belirten Oktay, şu şekilde devam etti:

“Türkiye Yüzyılı, yönetişimi kuvvetli, süratli ve esnek yapıda bir Türkiye ile istikrarın ve liderliğin yüzyılı olacaktır. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan işte bu kuvvetli yapının, kuvvetli lideridir. Haksızca eleştiri oklarınızı yönelttiğiniz o önder, 20 yılda Türkiye’ye çağ atlatan, her alanda devrim durumunda adımlar atmış bir büyük öncüdür. Siyasal yaşamının başlangıcından bu yana, aziz milletimize gece gündüz emek vererek kazandırdıklarını saymakla bitiremeyiz.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, bir tek geçtiğimiz birkaç haftada Artvin Yusufeli Barajı ve Hidroelektrik Santrali, Hasankeyf-Gercüş Tüneli ve 2000 Köy Yaşam Merkezi’nin açılışını gerçekleştirmiştir. Türkiye’nin otomobili Togg seri üretim bandından inmiştir ve TOGG Gemlik Kampüsü’nün açılışı gerçekleşmiştir. Şahlanma nerede diyordunuz ya, işte şahlanış çoktan gerçekleşmeye başladı ve devam ediyor. Her bir vatandaşımızın hakkını hukukunu sakınan, yüzünü ak eden, başını dik tutan çalışmalarıyla, ifade edilmiş olduğu şeklinde bir Cumhurbaşkanı açığı asla bırakmadan, toplumun tüm kesimlerine hitap etmektedir.”

‘KKTC’NİN GELECEĞE GÜVENLE BAKMASI İÇİN NE GEREKİYORSA YAPIYORUZ’

Yereldeki mega hizmetlerle beraber internasyonal alanda da tarih yazmaya devam ettiklerini dile getiren Oktay, Rusya-Ukrayna savaşının oluşturduğu etkilerle pek oldukça ülke ne yapacağını bilmezken iki ülke içinde çözümden yana müzakerelerin kimin girişimiyle başladığını sordu.

Oktay, dünyada besin arz güvenliği tehlikeye düşmüşken, tahıl koridorunun Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın girişimiyle açıldığını dile getirdi.

Fuat Oktay, gene benzer belirsizlikler yüzünden enerji arz güvenliği bölgesel bir mesele haline gelmişken, Avrupa kara kışı iyi mi geçireceğini düşünürken, bir taraftan Türk dünyası, bir taraftan Rusya ile Türkiye’de enerji krizini önleyecek adımları kimin attığını sorarak, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

“Yok sayıldıkça mevcud Şimal Kıbrıs Türk Cumhuriyeti için İslam İşbirliği Teşkilatı ve Türk Devletleri Teşkilatı nezdinde gözlemci üye statüsü verilmesi için kim savaşım etti? Şimal Kıbrıs Türk Cumhuriyeti için savrulmadan bahsediyordunuz ya, biz her şekilde Şimal Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin yanındayız. Dün olduğu şeklinde bugün de Kıbrıs Türkü’nün refahı ve güçlenmesi, KKTC’nin geleceğe güvenle bakması için ne gerekiyorsa yapıyoruz, hayata geçirmeye da devam edeceğiz.

Otuz senedir çözümsüzlüğe gark olmuş Dağlık Karabağ bölgesinin azat olması için can Azerbaycan’ın yanında her şeyi göze alarak kim durdu? Bizi Akdeniz’de neredeyse olta bile atamayacak duruma sokmaya çalışırlarken, Libya ile Mavi Vatan’da bir dostluk yolunu kim açtı? Mutabakat anlaşmasını kim imzaladı? Doğal ki milletin desteği ve kadrolarıyla beraber Recep Tayyip Erdoğan. Bu başarılar, ülkemize duyulan güvenin de bir neticesidir.”

‘CUMHURBAŞKANIMIZ ASLA TEK ADAM OLMAMIŞTIR’

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın daima milletin hak ve menfaatlerinden yana tutum sergilediğine işaret eden Oktay, “Cumhurbaşkanımız, asla tek adam olmamıştır, olma niyeti de yoktur. Bir gerçek vardır o da Recep Tayyip Erdoğan, bugün bir dünya lideridir. Herhangi bir ülkeyle temasımızı eleştirmeden ilkin bir dönerek Sayın Cumhurbaşkanımızın gösterdiği irade müktesebatına bakmanız elzemdir.” dedi.

Ortadoğu’da son dönemde yaşanmış olan jeopolitik dönüşümün bölge ülkelerinin yaklaşımlarına da yansıdığını belirten Oktay, şunları kaydetti:

“Ülkemizin bölge sathında yürüttüğü işbirliğini önceleyen tutum, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve İsrail’le ikili ilişkilerde de yeni bir döneme girilmesiyle neticelendi. Mısır’la da ilişkilerin normalleşmesine yönelik temaslarımız, iki tarafın ortak iradesi, ortaklaşa menfaatleri ve karşılıklı saygı çerçevesinde sürmektedir. Ülkemizin, milletimizin menfaati neyi gerektiriyorsa onu yaptık ve yapıyoruz. Iyi mi ki Azerbaycan’ın vatan muharebesine en kuvvetli katkıyı verip sonrasında gene aynı şekilde bölgede istikrar için Ermenistan ile normalleşme sürecini Azerbaycan ile beraber destekliyorsak, masada ve sahada hangi yol milletimizden yanaysa ona yönelmeye devam edeceğiz.”

TEMEL AMAÇ DENGELİ BÜYÜME

Para ve maliye politikaları üstünde yoğunlaşan sorulara dikkati çeken Oktay, yatırımı, istihdamı, üretim, ihracat ve cari fazla hedefli büyümeyi önceleyen bir ekonomik modelle hareket ettiklerini söyledi.

Oktay, bu siyaset çerçevesinde cari işlemlerde kalıcı iyileşmenin yanı sıra dengeli, sürdürülebilir ve kapsayıcı büyümeyi de sağlamanın temel amaçları bulunduğunu söylemiş oldu.

Enerji başta olmak suretiyle internasyonal emtia fiyatlarında yaşanmış olan muhteşem artışların 2022 senesinde cari dengeyi negatif etkilediğini, senenin 9 ayında cari açığın ortalama 38 milyar dolar bulunduğunu belirten Oktay, şu şekilde devam etti:

“Dünya Bankası verilerine nazaran 2022 Ocak-Ekim döneminde salgın öncesine kıyasla enerji emtia tutarları endeksi yüzde 97, enerji dışı emtia tutarları endeksi yüzde 50, ziraat emtia tutarları endeksi yüzde 43, ham petrol varil fiyatı yüzde 56, Avrupa’da doğalgaz tutarları yüzde 792 ve kömür tutarları yüzde 416 oranında artmıştır. Dış kaynaklı olan zamanı düzeydeki bu artışlar ithalat birim fiyatlarımızı ciddi seviyede arttırmış, enerji ithalatımız ilk 10 ayda geçen yıla nazaran yüzde 118,4, doğrusu 43,7 milyar dolar artmıştır. Nitekim, enerji fiyatlarındaki artışın öncülük etmiş olduğu söz mevzusu çevrimsel etkisinde bırakır arındırıldığında, cari işlemler dengemizin son dört çeyrektir üst üste cari fazla verdiği görülmektedir. 2022 yılının ilk 3 ayı için tahmin edilen çevrimsel etkilerden arındırılmış cari fazla ortalama 16,4 milyar dolardır.”

Cari açığı düşürmeye yönelik mühim yapısal adımları da sürdürdüklerini belirten Oktay, bu kapsamda orta-yüksek ve yüksek teknolojili üretimin payını internasyonal pazarlara entegre bir şekilde daha da çoğaltmak amacıyla Teknoloji Odaklı Endüstri Hamlesi Programı’nın hayata geçirildiğini dile getirdi.

Besin fiyatlarının, enerji, ham madde tutarları, döviz kuru, girdi maliyetleri, arz ve talep şeklinde birçok unsur ve eğilimden etkilendiğine işaret eden Oktay, son dönemdeki gelişmelerin, üretici girdi ve lojistik maliyetlerinin mühim derecede yükselmesine sebep bulunduğunu söylemiş oldu.

Başta gübre, enerji ve yağlar olmak suretiyle, tarımsal girdi fiyatlarında küresel düzeyde yüksek artışların dikkat çektiğini belirten Oktay, Türkiye’nin de küresel fiyatlardaki bu artışlardan negatif etkilendiğini açıkladı.

Fahiş fiyat artışı ve stokçuluk uygulamalarını engellemek amacıyla “Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu” oluşturulduğunu hatırlatan Oktay, şunları aktardı:

“Kamunun yanı sıra tüketici ve {özel sektör} temsilcilerinin de yer almış olduğu Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu, tedarik zincirinde özgür piyasa koşullarının sıhhatli ve tertipli işlemesine katkı sağlamayı ve tüketicilerimizi korumayı amaçlamaktadır. Tecim Bakanlığımız tarafınca başta besin ve temel gerekseme maddeleri olmak suretiyle piyasadaki fiyat gelişimleri yakinen takip edilmektedir. Fiyat istikrarını sağlamak ve vatandaşımızı enflasyonun altında ezdirmemek için ihtiyaç duyulan politikaları hızla uyguluyoruz.”

En düşük devlet memuru aylığının, 2022 yılı Ekim ayı itibarıyla 9 bin 105 liraya yükseltildiğini anımsatan Oktay, SSK ve Bağ-Kur emekli aylıklarında ise yüzde 78,6 oranında kümülatif artışlar yapıldığını kaydetti.

‘ÜCRETLERDE ÖNEMLİ ARTIŞ SAĞLANDI’

Türk lirasını daha cazip hale getirmek ve döviz kurlarındaki oynaklığı azaltmak amacıyla “Kur Korumalı Türk Lirası Mevduat ve Katılma Hesabı” (KKM) uygulaması başlatıldığını anımsatan Oktay, vergi indirimleri vasıtasıyla vatandaşların fiyat artışlarından minimum düzeyde etkilenmesi amacıyla 2022 senesinde 276,8 milyar lira vergi gelirinden vazgeçildiğine dikkati çekti.

Oktay, 1 Temmuz’dan geçerli olmak suretiyle asgari ücretin net 5 bin 500 lira bulunduğunu belirterek, 2021 yılına nazaran net asgari ücretin kümülatif artış oranının ortalama yüzde 95 bulunduğunu söylemiş oldu.

Tüm ücretlilerin asgari ücret düzeyine kadar olan gelirlerinin, gelir ve damga vergisi haricinde bırakılarak zamanı bir adım atıldığını hatırlatan Oktay, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

“Meydana getirilen yasal düzenlemeyle yalnızca işçiler değil, tüm çalışanlar kapsama alınmıştır. Böylece ücretlerin asgari tutara kadar olan kısmı vergi dışı bırakılarak işçilerin net ücretlerinde oldukça mühim bir artış sağlanırken, istihdam, üretim ve yatırım da desteklenmiştir. Haziran 2023 sonuna kadar işverence işçiye elektrik, organik gaz ve öteki ısınma giderlerine karşılık olmak suretiyle aylık 1000 liraya kadar yapılacak ek ödemeler, gelir vergisinden ve sigorta primi tutarından kural dışı tutulmuştur. Son iki kararını işçi ve işveren kesiminin oy birliği ile alan Asgari Ücret Komisyonu, 2023 yılı asgari ücretini belirlemek suretiyle çalışmalarına aralık ayında başlayacaktır. Asgari ücretin, toplumun tüm kesimleri bakımından sevinç sağlayacak bir düzeyde, işçi ve işveren taraflarının tam mutabakatıyla belirleneceğine inanmaktayız.”

‘KADININ İŞ GÜCÜNE KATILIMI YÜKSELMİŞTİR’

2023 senesinde yapılacak güncellemelerde kullanılacak “Tekrardan Değerleme Oranı”nın (YDO) açıklanması ile her yıl olduğu şeklinde bu yıl da vergi ve harç artışlarının gündeme geldiğini ifade eden Oktay, YDO’nun bir tek vergi ve harçların artırılması için kullanılmadığının altını çizdi.

YDO’nun, vergi kanunlarında mükelleflere tanınmış kural dışı tutarları, vergi tarifeleri şeklinde birçok tutarın güncellemesinde de kullanıldığını aktaran Oktay, “Çalışanlarımızın yiyecek ve yol ücretleri istisnası, konut kira geliri istisnası, kazancın tespitinde dikkate alınan otomobil kira ve amortisman giderleri, vergiye uyumlu mükelleflerimize sağlanan indirim tavanı, kalıtım ve intikal vergisindeki kural dışı tutarları şeklinde geniş yelpazede birçok kural dışı ve muafiyet tutarlarındaki yüksek oranlardaki artışlardan mükelleflerimiz pozitif olarak etkilenecektir.” ifadelerini kullandı.

Bütçe görüşmelerinde “bayanların ekonomik hayata katılımına yönelik hükümetin oldukça yönlü çabalarının hakkını teslim etmeyen” eleştiriler yapıldığını anımsatan Oktay, şunları kaydetti:

“Bu mevzuda bilhassa hanım istihdamının artırılması mevzusundaki çalışmalarımızı bir kez daha vurgulamak isterim. Aldığımız tedbirler, hayata geçirilen yasal uygulamalar ve uyguladığımız teşviklerle bayanların iş gücüne katılımları ve hanım istihdamı alanında mühim gelişmelere tanıklık etmekteyiz. 2002 senesinde yüzde 27,9 olan bayanların iş gücüne katılım oranı bugün yüzde 35,6’ya ve hanım istihdam oranı aynı dönem için yüzde 25,3’ten yüzde 30,8’e terfi etmiştir. Halihazırda birçok değişik meslekte hanım çalışan oranının yüksek olması uyguladığımız politikaların en somut göstergesidir. Örnek vermek gerekirse, öğretmenlerin yüzde 57’si, 23 bin 268 hakimin yüzde 52’si hanımdır. Kamu ve vakıf üniversitelerinde hanım öğretim görevlisi oranı yüzde 51’dir. Toplam kamu çalışanlarının yüzde 42’si hanımdır. 73 hanım büyükelçimiz, 13 hanım başkonsolosumuz görevdedir. Hem hanım istihdamını korumayı hem de iş gücü piyasası haricinde kalan bayanların iş gücü piyasasına girmesini amaçlayan mühim düzenlemeler gerçekleştirdik.”

‘CUMHURİYETİN 100. YILINA GÜÇLÜ KADINLARIMIZ İLE YÜRÜYECEĞİZ’

Hanıma Yönelik Şiddete Karşı Internasyonal Savaşım Günü’nde “Hanıma sertlik insanlığa ihanettir” diyerek şiddetle mücadeledeki kararlılıklarını bir kez daha yinelediklerini hatırlatan Oktay, şu değerlendirmede bulunmuş oldu:

“Biz, kadının güçlendirilmesi konusunu muhalefetin aksine bir polemik malzemesi olarak değil, medeniyetimizin bir gereği olarak, hanımlarımızı başımızın tacı bilerek ele alıyoruz. İstiklal Savaşımızın Nene Hatun’u, Halime Çavuş’u, Halide Edip Adıvar’ıdır hanımlarımız. Bizim, büyük ve kuvvetli Türkiye fotoğrafımızda en önde hanımlarımız vardır. Türkiye gelişirken, kalkınırken bu sürece en fazla katkıyı veren gene hanımlarımız olmuştur. Diyarbakır anneleri başta olmak suretiyle bir ananın gözyaşında biz acıyı gördüğümüz kadar vakarı, dik duruşu da görüyor, o gözyaşlarını dindirmek için gece gündüz çalışıyoruz. Burada hanım haklarından dem vuranlar, teröre evladını kurban vermiş hangi ananın bakış açısından yaşları silebildiniz? Başörtüsü yüzünden ayrıştırılan kardeşlerimizin derdine derman olabildiniz mi? Ayrıştırmadan tüm hanımlarımızı savunabildiniz mi? Kız çocuklarını dağa kaçırıp terörist yetiştiren, hanım ve evlatları katleden, anaları ağlatanların hanıma şiddetten bahsetmesi aslen abesle iştigaldir.”

Oktay, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde işçi, öğretmen, tabip, genç, yaşlı, inanç ve etnisite ayrımı yapmadan Türkiye’nin tüm kıymetli hanımlarına ve hanım haklarına haiz çıktıklarını vurgulayarak, “Hanımlarımızı pek oldukça yönden destekleyerek, Cumhuriyetin 100. yılına kuvvetli hanımlarımız ile yürüyeceğiz.” dedi.

‘EN ÇOK AĞAÇLANDIRMA YAPAN ÜLKELERDENİZ’

Görüşmelerde, “Türkiye’nin orman varlığının azaldığına yönelik” bazı eleştiriler yapıldığını hatırlatan Oktay, ormanları bir tek korumakla kalmayıp, toprakları yeni fidanlarla buluşturmak için yoğun çaba sarf ettiklerini altını çizdi.

Son 20 yılda 5,7 milyon hektar alanda 5,9 milyar fidanı toprakla buluşturduklarını aktaran Oktay, şunları açıkladı:

“Ağaçlandırma çalışmalarımızla 500 milyon ton olan erozyonla taşınan toprak miktarını 154 milyon tona düşürdük. Hem de, iklim değişikliğinin etkilerine karşı karbon yutak alanı olan ormanlarımızı 20,8 milyon hektardan 2021’de 23,1 milyon hektara ulaştırdık; bu alan, ülke yüzölçümünün yüzde 29,6’sına karşılık etmektedir. En oldukça ağaçlandırma icra eden ülkeler sıralamasında Avrupa’da ilk, dünyada 4. sıradaki yerimizi koruyoruz. Bu yılki 11 Kasım Ulusal Ağaçlandırma Günü etkinliklerimizi ‘Türkiye Yüzyılına Nefes Teması’ ile gerçekleştirdik. Ülkemizin orman alanını ve ağaç servetini çoğaltmak, biyolojik çeşitliliği geliştirmek ve tabiatı korumak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Ormanları yakanları koruyanların bizlere ağaç ve ormanla ilgili söz söylemesi de gene abesle iştigaldir.”

‘BUNLARIN HEPSİ DENGE VE DENETİMDİR’

Oktay, “Hem parti genel başkanlığı hem Cumhurbaşkanlığının aynı kişide olması bütçe hakkına aykırıdır. Denge, denetim yok” eleştirileri üstüne, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde, Cumhurbaşkanının yürütmenin başı bulunduğunu, parlamenter sistemde iyi mi yürütmeye yön veren başbakan partiliyse, yeni sistemde de yürütmeye yön veren kişinin partili olmasında büyük bir fark olmadığını, bunun bütçe hakkıyla da ilgisinin bulunmadığını söylemiş oldu.

Resmi Gazete’ye bakıldığında Anayasa Mahkemesi tarafınca iptal edilen kanunların, Danıştay tarafınca iptal edilen yönetimsel işlemlerin görülebileceğini ifade eden Oktay, “Yüce Meclisimiz Anayasa’ya nazaran kanunlar çıkarabilmekte, dolayısıyla bir çerçeve, doğrusu sınır çizebilmektedir. Bunların hepsi denge ve denetimdir.” dedi.

Oktay, 16 Nisan’daki Anayasa değişikliğinin rejimle hiçbir ilgisinin olmadığının altını çizerek, değişenin yasama ve yürütme ilişkileri bulunduğunu söyledi.

Fuat Oktay, bir sual üstüne, devlet teşkilatı içinde yer edinen kurum ve kuruluşların merkez, taşra ve yurt dışı teşkilat birimlerinin elektronik ortamda tanımlanmasına ve paylaşılmasına yönelik emekler kapsamında, Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi tarafınca Devlet Teşkilatı Merkezi Kayıt Sistemi’nin kullanıma sunulduğunu aktararak, yeni kurulan, kaldırılan yada değişikliğe doğal olarak tutulan tüm kurum ve kuruluşların bu sistemde devamlı güncellendiğini kaydetti.

‘BİR ZAFİYET VEYA BOŞLUK OLUŞMASI SÖZ KONUSU DEĞİL’

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, “Üst düzey bürokratların görevden alınmasıyla ilgili” bir soruya şu karşılığı verdi:

“Yeni hükümet sistemi, yürütmenin başı olarak Cumhurbaşkanına kendi üst yönetim ekibiyle emek verme imkanı vermektedir. Esas itibarıyla da bir sonraki Cumhurbaşkanının kendi ekibiyle çalışabilmesini güvence eder bu uygulama. Yeni Cumhurbaşkanı yada yeni yönetim atama yönünde bir irade ve inisiyatif kullanıncaya kadar da bürokratların görevleri devam edeceğinden yönetimde bir zafiyet yada boşluk oluşması söz mevzusu değildir.”

Görüşmelerde, bir milletvekilinin, “Türkiye Yüzyılı’nın öznesinde hata olduğu” söylediğini hatırlatan Oktay, “Altılı masanın biz, nokta, virgül, punto mevzusunda uzmanlaşmaya çalıştığını, sadece vizyon ve içerik mevzularında hiçbir derinliklerinin bulunmadığını oldukça iyi biliyoruz. Dolayısıyla onun için Türkiye Yüzyılı vizyonumuzu anlamanızı esasen beklemiyoruz. Siz, noktası, virgülüyle oyalanmaya devam edebilirsiniz.” ifadelerini kullandı.

Oktay, bir sual üstüne, 2023 senesinde yapılacak güncellemede kullanılacak Tekrardan Değerleme Oranı’nın 122,93 olarak duyuru edildiğini hatırlatarak, şunları kaydetti:

“Sadece mevzuatımız, hesaplanan Tekrardan Değerleme Oranı’nın duyuru edilmesi safhasında Sayın Cumhurbaşkanımıza, hesaplanan orandan değişik bir oran duyuru etme hususunda bir yetki vermemektedir. Bu husus kanun ile belirlenmektedir. Bu mevzuya yönelik bazı kanunlarda Cumhurbaşkanımıza, duyuru edilen Tekrardan Değerleme Oranı’na nazaran hesaplanan tutarların değişik şekilde uygulanabilmesi hususunda yetkiler verilmiştir. Dolayısıyla zamanı ulaştığında kamu mali disiplini de dikkate alınarak, Sayın Cumhurbaşkanımıza verilen yetkiler çerçevesinde Cumhurbaşkanımızca ve teknik anlamda Gömü ve Maliye Bakanlığımızla bu hususlar değerlendirilecek, kamuoyuna açıklanacaktır.”

‘8 UÇAK MEVCUTTUR’

“Cumhurbaşkanlığının kaç uçağının olduğu” sorusu yöneltilen Oktay, “Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı envanterine kayıtlı 8 tayyare mevcuttur. Bu bir sır değildir. Bu uçaklar, Sayın Cumhurbaşkanımızın, tüm Kabine Üyelerinin ve üst devlet görevlilerinin mühim işlerinde kullanılmaktadır. Kısaca bir tek devlet işlerinde kullanılmaktadır.” diye konuştu.

Oktay, “Siyaset Kurullarına meydana getirilen ödemeler” ile ilgili soruya, “Siyaset Kurulları 1 nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 35. maddesinde düzenlenmiştir ve bugüne dek burada görevli arkadaşların hiçbirisine herhangi bir ödeme yapılmamıştır.” yanıtını verdi.

Oktay, sual önergelerine verilen yanıtlara ilişkin şu detayları paylaştı:

“Yazılı sual önergelerine yanıt verme oranımız bizim yüzde 73,21. Kısaca ortalama 9 bin sual önergesi yöneltilmiştir Cumhurbaşkanlığı Yardımcılığına, biz bunun yüzde 73,21’ine yanıt vermiş durumdayız. Aile ve Toplumsal Hizmetler Bakanlığımız yüzde 100’üne yanıt vermiş durumda. Emek harcama ve Toplumsal Güvenlik Bakanlığı yüzde 84, Çevre ve Şehircilik yüzde 95, Dışişleri yüzde 94, Gençlik ve Spor Bakanlığı yüzde 95, Gömü yüzde 83, Ulusal Müdafa yüzde 93, İçişleri ile Ulaştırma yüzde 96, Tecim Bakanlığı yüzde 82, Ziraat Bakanlığı yüzde 82. Hükümet olarak da averajımız ortalama yüzde 66’dır.”

Ulusal İstihbarat Teşkilatı (MİT) ile ilgili sual üstüne Oktay, MİT Başkanlığının direkt Cumhurbaşkanına bağlı bulunduğunu, bunun web sitesinde açıkça yer aldığını söylemiş oldu.

‘BİRÇOK EYLEMİN ÖNLENMESİNE KATKI SAĞLADI’

Oktay, MİT’in tüm fiil emareleri ve saldırılarına dair teknik ve saha istihbaratı tespitlerini hızla ilgili birimlerle paylaşarak birçok eylemin önlenmesine katkı sağladığını altını çizdi.

Fuat Oktay, Hablemitoğlu cinayetiyle ilgili Ahmet Tarkan Mumcuoğlu’nun ifade vermesinin zorla izin verilmediği iddialarının doğru olmadığını, Mumcuoğlu’nun MİT ile bir ilişkisinin bulunmadığını kaydetti.

MİT Başkanlığı vazife ve faaliyetlerinin kanun ile belirlendiğini anımsatan Oktay, devletin kanunla belirlenen çerçeve haricinde etkinlik yürütmesinin söz mevzusu olamayacağının altını çizdi.

Oktay, her bir vatandaşın can güvenliğini tesis etmek suretiyle tüm güvenlik birimlerinin canla başla çalıştığını söylemiş oldu.

“Ulusal Güvenlik Kurulu’na yönelik” eleştiriler üstüne Oktay, şunları dile getirdi:

“Ulusal Güvenlik Kurulu 1961 Anayasası ile Anayasal bir müessese olma özelliği kazanmıştır. Dünyada ABD, Almanya, Fransa şeklinde pek oldukça demokratik ülkede anayasa yada yasalarla teşkil edilmiş Ulusal Güvenlik Konseyi ve benzeri kuruluşlar mevcuttur. Özetle, demokratik ülkelerde Ulusal Güvenlik Kurulu benzeri kuruluşlar, demokratik cemiyet düzeninin korunmasında mühim katkılarda bulunmaktadır.”

Oktay, 2023 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu ve 2021 yılı Kati Hesap Kanunu Tekliflerinin Türkiye’ye ve millete hayırlı olmasını diledi.

‘SİYASİ ŞIMARIKLIK’ TARTIŞMASI

CHP Grup Başkanvekili Özgür Hususi, söz alarak, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın konuşmasında milletvekillerinin sual önergelerinin süresi içinde yanıtlama oranını söylemediğini belirterek, süresi içinde sual önergelerini yanıtlama oranının, Ulusal Müdafa Bakanı Hulusi Akar’ın yüzde 4,8, İçişleri Bakanı Süleyman Asil’nun yüzde 2,7, Sıhhat Bakanı Fahrettin Koca’nın yüzde 1,2 bulunduğunu aktardı.

Özgür Hususi ek olarak, “Siz, konumunuz gereği bu heyete saygılı olmak durumundasınız. ‘Altılı masa noktayla, virgülle uğraşıyor.’ Ya sizin ne haddinize. Burada Cumhur İttifakı’nın bilmiyorum ne toplantısını eleştiren var mı?” diye konuştu.

Hususi’in “Siz burada ya birilerinden rol çalma peşindesiniz ya kameraları karşısında münhasıran bulmanın, tırnak içinde söylüyorum, siyasal şımarıklığı içindesiniz.” sözleri üstüne münakaşa yaşandı. Hususi, “Bu özensiz dilinizi kınıyoruz. Yakarış edin Genel Kurul salonundaki şeklinde sizi salondan çıkarttırmayım.” dedi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay ise söz alarak şunları söylemiş oldu:

“Biz, yürütme olarak Komisyonunuza da Meclis’e de son aşama saygılıyız. Kullandığımız dile de son aşama dikkat ediyoruz. Sabahtan beri tüm eleştirileri dinliyoruz. Hep bu şekilde oluyor esasen, akşama kadar konuşulup neler konuşulmuş olduğu unutulmuş olduğu için yanıt verildiğinde ağırlarına gidiyor. ‘Siyasal şımarıklık’ sözünü aynen iade ediyorum. Ben eğer sana saygılıysam sen de yürütmeye, Cumhurbaşkanı Yardımcısına saygılı olmak zorundasın.”

Komisyondaki görüşmelerin tamamlanmasının peşinden Cumhurbaşkanlığı 2023 yılı bütçesinin yanı sıra Ulusal İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı, Ulusal Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği, Diyanet İşleri Başkanlığı, Devlet Arşivleri Başkanlığı, Ulusal Saraylar İdaresi Başkanlığı, Strateji ve Bütçe Başkanlığı, İletişim Başkanlığı, Müdafa Sanayii Başkanlığının 2023 yılı bütçeleri kabul edildi. (AA)

ANASAYFAYA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ

TBMM Komisyonu'nda 'Noel baba' tartışması!TBMM Komisyonu’nda ‘Noel baba’ tartışması!
Sabahın soğuğunda sıraya girip hücum ettilerSabahın soğuğunda sıraya girip saldırı ettiler
Canlı yayında ilk kez açıkladı: 'Fermuar Yöntemi' masada!Canlı yayında ilk kez deklare etti: ‘Fermuar Yöntemi’ masada!




Kaynak: webhane.com

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

mega888 apk